Bu Defter Kimin?
Kim olduğumun detaylarında sizi boğmadan önce aslında neden böyle bir işe kalkıştığımı açıklamanın zihninizde benimle ilgili daha somut ipuçları oluşturacağına inanarak öncelikle bu tanışma metninin daha doğru olacağına karar verdim.
2023 yılında eşimle beraber İstanbul’dan Viyana’ya taşınmak hayatımda bir dönüm noktası oldu. Bu dönüm noktası aslında mekansal bir değişimden ziyade göç psikolojisi ile ortaya çıkan kendini tanıma sürecine sahiplik ederek başladı. Kariyerimi, sevdiklerimi ya da aslında “bildiklerimi” geride bırakmak, her şeyi sıfırdan inşa ederken bana hep şu soruyu sordurdu; Şu an hiçbir şeyim yokken, ben ne istiyorum? Ben kimim ve tüm o dış etmenler haricinde ben ne olmak istiyorum?
Daha ilkokula giderken kendi kendime bir gün bastırma umuduyla kitap yazardım. Hala tuttuğum günlüklerden bahsetmiyorum bile. Yazmak benim kendimi en iyi ifade ettiğim, özgür hissettiğim, iyileştiğim bir alandı hep. Bu sebeple Viyana’da ne yapabilirim sorusunun ilk cevabı “Ben hep köşe yazıları yazmak istemiştim, o zaman şu an bunu yapmak için en doğru yol eğitimini almak” diyerek Viyana Üniversitesi’nde ilgili bir bölümün yüksek lisans programına kaydoldum. Bölüm Almanca olduğu için hazırlık okuluna başladım. Bu sırada hali hazırdaki kariyerime devam edebileceğim bir iş buldum. Hem kariyerime devam etmek hem de tekrar para kazanmaya başlamak harika bir fırsattı. Bugün geldiğim noktada malesef ikisini aynı anda devam ettiremeyeceğimi gördüm ve iş hayatını seçtim.
Bir gün eşimle evde klasik bir cumartesi akşamı geçirirken yeni bir diziye başladık. Dizi belkide sihirli diyebileceğimiz, bütün kasabanın kendi yaşamını sorgulamasına neden olan potansiyel makinesi üzerine kuruluydu. Kişiler iki dolar karşılığında bir makineye giriyordu ve makinenin içindeki ekranda şu yazı çıkıyordu:
“Discover your life potential.“
Yani yaşam potansiyelini keşfet. Nihayetinde de makine kişiye potansiyelinin yazılı olduğu bir kart veriyordu. Eşimle diziyi izlerken bir anda konu benim potansiyelime ve hayallerime geldi. Okulu bırakmış olabilirdim ama yine bir şekilde hayallerime veda mı edecektim? Neden kendi köşemi ve yazılarımı oluşturmayacaktım ki?
Ve işte bugün burdayız.
Kendi yaşam potansiyelini keşfetmek isteyenlere dizinin adı: “The Big Door Prize“.
